Dijan Kozok, duyuların ötesi.
twitter/dijankozok


büyük patlama dağıttı moleküllerimi her tarafa
her tanesi tutkun hala sana
tek tek toplanır mı parçalar
oysa bantlanınca eğreti durur cam 




"Sen balerin olucaksın" dedi,mor kadını yeniden dans ettiren adam

thehorseskeepe:

This is classic.
ölürüm sert düşüşlerin birinde
ölürüm sert düşlerde

damarlarımın çekilmesiyle hissettiğim soğukluğu tarif etmek imkansız
ve o gittikçe artan, arttıkça yavaşlayan uğultu
her şeyin koptuğu zamana kadar bildiğim tek şey bu sesti
ses yükseldikçe yükseldi ta ki ben o sese teslim olana dek
ve işte ‘orda’ydım
korkuyordum daha önce hiç bu kadar korkmamıştım
yeniden mi doğuyordum yoksa gerçekleşmemiş bir ölümü mü deneyimliyordum anlayamadım
bu gibi durumlarda zaman ve onun mükemmel doğrusallığı yok olur
zamanın çöktüğü bir çeşit ilahi makamdır orası
uzay zaman kavramları yüzünden kafam çok karışmıştı
insaniyetime ait tüm tabakalar gittikçe soyulup dökülüyordu
nihayet, nerdeyse son tabakadayım
bu beni insan olarak tanımlayan son tabaka
ve hop
o da gitti
artık bir insan değildim
aslında tanımlayabileceğim hiçbir şey değildim
bedenimden kovulmuştum
sapma hızında giderken geriye doğru DNA’larımın içinden geçip diğer taraftan evrene açıldım
an’da ne yapıyor olduğum, gelecek’te ne yapacak olduğum
bütün bunlar uzaktaydı
bu ben değildim
ben uzaydım
ışığın ta kendisiydim
ne ayrılık, ne gölgeler, ne de farklılık
sadece şuan ve bu beyazsarı ışık
bu ışıktan aşağı düşüyordum
ışık güneşten kopan lavlar gibi dağılıyordu
düşerken bu muhteşem ayrılmayı hissedebiliyordum

bu kocaman boşluk ve varlıklar…
benimle bu varlıklar arasında uzanan pembe tonlu gökkuşağına dokundum
dokunarak beyazlaştırmak istiyordum onu
oysa sevgi kapasitesi insanoğlu olarak bizim sahip olduğumuz bir şeydi
ve ben bunu insanüstü varlıklara yollamaya çalışıyordum
öz bilincin sonsuz uzayında yaptığım bu meteorit yolculukta 
birden önümde 2 boyutlu geometrik şekiller belirdi
içlerinden ışık hızıyla kayıyordum
ama artık biliyordum 
bu şekiller insani varlığımın varabileceği en son noktaydı
burası beni insan olarak tanımlayan şeye geçişin kapısı
burdan geçip gittiğimde insan ötesiydim artık
burasi tüm gerçekliğin açığa çıktığı öz nokta
anlamların oluştuğu, sembollerin aktığı, sarmaş dolaş olduğu nokta
her bir dildeki her bir sembol ya da harf bu noktadan çıkıyordu
etrafıma bakındım ve anlayabilmek adına her şeyi içime çekmeye çalıştım
ama her yerde daha önce görmediğim makinalar ve yapılar vardı
bilgisayar laboratuarındaki bir mağara adamı gibiydim
ne olduğu hakkında hiçbir fikrim yoktu fakat buranın çok ileri bir medeniyet olduğunun bilincindeydim
ne tür bir yaşam formuysa bizim dünyada bildiğimizden çok daha ilerideydiler
ve bu ışık hüzmeli şekiller
ben içlerindeyim, dışlarındayım, her yerdeyim
renkler kaplamış her yeri
gözüm yoktu ama tanık olma hissiyatım vardı
bu inanılmaz kubbeli uzayda her şeyden uzaklaştırılmıştım
hayatım boyunca böyle güzel süzülen bir yaratık görmemiştim
kutsal bir alemde olduğumu anlamıştım
ama bu bir düşünce gibi değil, sanki içime doğan bir farkına varış gibiydi
ya da bir uyanış
bütün ruhların doğduğu bu yere defalarca gittiğimi hatırladım
hayatımda ilk kez bu kadar huzurlu hissediyordum
her şeyin örtüsü kalkmıştı, her umudun, korkunun, maddi dünyayla bağlantılı her şey
yolculuğumun son noktasında
çakralarımın ötesinde
duyumsal farkındalıkla bütünleşme hissiyle beraber bedenime geri döndüm
ve ben varolanın sadece gördüğümüz kadarından ibaret olduğu saplantısından sıyrıldım

yaralandığımda sustuğum zaman ve mekanda kaybolurdum
bandajım oldu ağrılar
oysa yukarı bakarak yutkunmaya ne kadar da düşkündüm
defalarca bıçakladım günahsız beyaz bedenimi
ellerim, ellerim çok değişti
mazoşist girişimlerim sona ermedi,sonuç pozitif
ilaçlar hayır
tedavi ihtiyacı olmayan duygular büyüttüm bu kutuda ben
çirkini hissettim
sürreali gördüm
boyutlardan geçtim 
paratoner oldum negatifi emdim
zehiri hala damarlarımda gezdiriyorum 
algım körelmiş,bildiklerim seyrelme halinde
panzehirim oldun adam
içimdeki mora dokundun
arındım ağrılardan

lixwebasbinere:

tekrar.

Bence insan bilinci evrimin trajik bir yanlış adımıydı. Doğa kendinden ayrı bir doğa görünüşü yarattı. Bizler doğa kanunlarına göre var olmaması gereken yaratıklarız. Bizler benliğimiz olduğuna kendini kaptıran şeyleriz. Bence türlerimizin yapması gereken onurlu şey proglamlamamızı inkar etmek, üremeyi durdurmak, nesilden nesile soyumuzu tüketmek.

bense balık sırtına çizilmiş bi desenden
bi de senden bi desene
bi de sensen
sen desen ben başka bişiysin.